nerdesin seğn! hahaha
mrrrrr
yeşil gözler mavi bir ruh kızıl saçlar: işte sana doğa yani cul ;)
hey dude! thanx for add! by the way, profilinizle muvaffak olmak what a wonderful...
Dün gece rüyamda gördüm seni, walla görsen sen bile hastası olurdun kendinin! :)
bukalemun gibi insan wallahi ama yeni saçlar süper olmuş, maşşşşallah!
kulaamı çekti benim!
evet o bi deli :Ç
hm ev sahibim olur kendisi. keditasmasi com da yaşamaya başladım da:)
sen ne kadar anladim desende evladim anlamamissindir !
anlamamissindir !
aramizdaki daglar o kadar yuksekki asamamissindir !
kasten birlesik kelimeler :P
yazılanlara baktıktan sonra anladığım, hiçbir şey yahut hiç birşey ve hatta hiç bir şey yazmadığım, çizmediğim, ısırmadığım oldu ki bundan daha kötüsü eğer yazılanlara bakmayıp bu durumun farkına varmamış olma durumunda bununla yetinmeyip yazmamaya, çizmemeye, ısırmamaya devam edecektim diye kara kara düşünürken son anda etiketlerinde görmüş olduğum tarhana çorbası ilk yaptığım yazmama, çizmeme, ısırmama eyleminin ya da eylemsizliğinin ne kadar olduğunu anlamama sebebiyet verdi.
tamam, laf kalabalığı hatta kalabalıkları yaparak bu kutucuğa en uzun ahkam yazan dürrük sıfatını tulum hayri pulum purun'dan almak idi amacım fekat sıkıldım o esnada. kalsın sende o sıfat, heheeh.
neyse culdesac diyodum, yirim.
yazdık, ısırdık geriye çizmek kaldı sadece, ee burda da çizim yapmak zor iş, kafayı çizip için işinden, ay aman işin içinden çıkayım en iyisi.
hadi, nanik. (hep benim kutuda buluşuyorduk, biraz da burası kirlensin hihi)
bişi yazcam ama ne yazsam az gelir cul un şekerliğini diye yazamıyorum bişicikler..
Yıllar önce beyoğlu'nda bir gece. biz de şuurumuzu kaybetmiştik hala da bulamadık . iyi ki de bulamıyoruz. aramıyoruz da öle şuursuz şuursuz ahaha yeteeerrr .) seviyorum kedi tasmamı ben
çok güzelsin kızım ne diim! siktir git deme bana bidahaaaaaa.
bu arada aleyküm selam
patates kızartması yiicem ben.. bi de biber .. yourt da alırım..
Yıllar önce Beyoğlu'nda bir gece. Herkes şuurunu bardakların dibine bırakmaya niyetli. Sonra baktık birbirimize, o deli bakıyordu. Evet, o satırları yazan o kadın, bu kadındı, öyle deli bakması normaldi.
Hoşgördük! :)
hım hım hım... cul...
geçen gün, akşam yemeğinde kendisi ve sevgilisi ile biraz muhabbet ettik. daha doğrusu ben muhabbet etmeye çalıştım çünkü ne kadar uğraştıysam da ağızlarını bıçak açmadı. hep ben konuşmak zorunda kaldım. allahtan konuşkanım. Baktım sevgilisiyle ilgilenmekten sevgili kızkardeşimin gözü beni görmüyor, izinlerini isteyip odama çekildim. dışarıdan tavla tıkırtıları geliyor, şen kahkahalar atıyorlar ben de ne kadar mutlular diye düşünüp, kendi kendime gülümsüyorum filan. bi' süre sonra, nasıl olduysa yanıma cul geldi. akşam yemeğinde yaptığı hatasını anlamış sanırım, gelir gelmez de bana sarıldı. ama nasıl sarılış? sanki o bir mengene, ben patates. bekledik bi' kaç saniye. sonra deli gibi "hihaho! hahahi! tihih! sevyom seni, edyom! la la laa..." filan dedi. ama ben yine de bir şey demedim, iki öksürdüm, "ay boğulacaktım, hehe." diyerek tehlikeyi savuşturdum.
sonra balkona döndü, sevgilisiyle tavla oynadı ve çığlıklarından anladığım kadarı ile menguzar'ı yendi. o zafer, sevgilisi ise yenilgi sarhoşluğu ile odalarına geldiler ama maalesef ben gece boyunca uyuyamadım! odalarından gelen sesleri duymamak için tüm gece meahmeeet! okula giğt! fiiiiyii fiiiuuyt fifu fiiiiyttt! seslerini dinlemek zorunda kaldım. baktım hala sesleri benim odada yankılanıyor, kulaklarımı tıkadım, yastığı kafama geçirdim vs. allahtan bi' süre sonra sızmışım ben...
ama neyse... kızkardeş bana yine sarılsın, kuşköylü mehmet de okula gitsin.
ve şu culdesac'a söleyeyim; o da bi' ara bu notu silsin çünkü kafam mı yüksek ne yine?
ulan ne terbiyesiz bir insandır bu. öyle böyle değil. darbuka!
hayır! biz aşık değiliz! o benim ka... şraaaaaak!